Cilt Hassasiyetine Ne İyi Gelir? İşte İzmirli Bir Genç Yetişkinin Bakış Açısıyla
Yani… Cilt hassasiyetine ne iyi gelir? Bu soru aslında biraz tuhaf değil mi? Tam olarak ne demek bu? Cildiniz “ay ben bu sabah biraz gergin hissediyorum, biraz dinleneyim” diyebilir mi? Bilmiyorum, belki de sadece ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşındaki bir insan olarak biraz fazla düşünüyorumdur. Ama cilt dediğin şey öyle kolayca anlaşılacak bir şey değil işte. Bir gün “Güzelim, kırışıklık yok!” diye dolaşırsınız, ertesi gün ise aynaya bakınca kendinizi bir taze domates gibi hissedersiniz.
Biliyorum, “cilt hassasiyetine ne iyi gelir?” gibi bir başlıkla bir yazı okumak size bir tür güzellik sırları gibi geliyordur. Yani cilt sorunlarıyla ilgili teoriler var ama bu yazı biraz daha gerçekçi, hem de tam İzmirli bir gencin gözünden.
Cilt Hassasiyetini Tanıyalım
Öncelikle cilt hassasiyetinin ne demek olduğunu konuşalım. Çünkü bazen insanlar ciltlerinin hassas olduğunu fark edemiyorlar. İnsanın cildi, o kadar farklı tepkiler verebilen bir şey ki, bazen günün birinde aniden reaksiyon gösteriyor. Alerji olabilir, yanlış bir cilt bakım ürünü olabilir, ya da belki de yaşam stresinin sonucu olabilir. Hangi durumda olursa olsun, cildinize aşırı hassasiyet gösterdiği anlar yaşamak zorlayıcı olabilir.
Bu durumda ilk aklınıza gelen şey “Hadi, gidip dermokozmetik mağazasına uğrayalım” olabilir. Ancak hemen söylüyorum, bir cilt bakım markasına güvenmek, gerçekten biraz sıkıntı yaratabilir. Çünkü ne zaman bir ürün kullanmaya başlasam, cildim tam anlamıyla “Yooo, bu ne?” diye tepki veriyor.
Cilt Hassasiyetine Ne İyi Gelir? Aslında Bazı Şeyler Var
1. Neden Yediklerinizi Düşünmüyorsunuz?
Bunu demek biraz kolay gelebilir, biliyorum. Ama İzmirli olarak insanın hem yazın o sıcağında, hem de kışın o rüzgârında, cildine nasıl bakması gerektiğini anlaması çok önemli. Yediklerinize dikkat etmek, cilt sağlığınız için kesinlikle önemli. Mesela, o sabahki kahvaltınızı hatırlıyor musunuz? “Kahvaltı, evet tabii, ama o sırada 3 simit, 1 su böreği, 1 bardak çay ve üzerine 1 dilim peynirle yetindim” diyorsanız, bence bir durup düşünün.
Cilt hassasiyetine ne iyi gelir diye sorarken, yediğiniz gıdaların ne kadar etkili olduğunu görmüyorsunuz. Mesela, iş yerinde arkadaşınız size “O kadar tatlı yedin, cildin parlıyor” diye laf atmıştı, hatırlıyor musunuz? İşte o tatlılardan bir kaçı, cildinizin acıklı bir hikayeye dönüşmesinin en büyük sebebi olabilir. Ama yine de tatlılardan vazgeçemeyen bir insan olarak, ben bile bu konuda size hak veriyorum.
Yediğiniz yiyeceklerin içeriğine dikkat edin. Vitamin C ve E açısından zengin olanlar, cildinizin parlak kalmasına yardımcı olabilir. Ama ben mesela, C vitaminiyle o kadar barışık bir insan değilim. O yüzden bana bir portakal dayamak yerine, bir sandviç öneriyorum. Ya da diyelim ki, yoğun bir iş gününden sonra fast food yedim. Cilt sorunlarım sabahları “Hey, ben buradayım!” diye başlıyor.
2. Su, Su, Su! Ama Gerçekten Su!
Evet, su… Herkesin bildiği ama unutmaya eğilimli olduğu bir şey. Cildinize ne iyi gelir diye soran birine, genellikle “su iç” diyenleri çok duyarsınız. Ama o suyu ne kadar içiyorsunuz? Benim gibi sürekli “Sıcak içecekler yeter” diyenler için bir hatırlatma yapayım: Su! Sadece su. Cildinizi, vücudunuzu suyla beslemek o kadar önemli ki, suyun mucizelerine tanık olmak istiyorsanız, önce gerçekten içmeniz gerekiyor. İzmir’de o kadar sıcak oluyor ki, insan bazen suyu unutur. Ama sonra, yazın bir gün deniz kenarında güneşin altında dakikalarca kalıp, cildinize olan yansımaları fark edince, bu kadar basit bir şeyin ne kadar kıymetli olduğunu anlarsınız.
> Arkadaşım: “Suyu iç, cildin seni seviyor.”
> Ben: “Su mu? O kadar detaylı düşünmeye gerek yok, değil mi?”
> Arkadaşım: “Denemeden bilemezsin.”
Ama gelin görün ki, “Evet, su iyi de, ben hâlâ cildime ne yapabilirim?” sorusunun cevabını çok basit bir şekilde veriyorum: Su, cildinizin dostu!
3. Cilt Bakım Rutininiz, Hayatınızı Kurtarabilir
Bir zamanlar ben de “Cilt bakımı mı? Geç bunları ya!” diyenlerden biriydim. Sonra bir gün aynada bakarken cildimin bana bakış açısını değiştirdiğini fark ettim. Yani, gerçekten bu kadar mı hassas bir şey? Cilt bakımını düşünmeden bir yere gidemediğimi fark ettim. Artık sabahları cilt temizleme jeli ve nemlendirici kremle başlıyorum. Yine de insan bazı şeyleri çok fazla düşününce, bu işler biraz karmaşık hale gelebiliyor. Ama ne kadar basit olursa o kadar iyi.
Cilt hassasiyetine ne iyi gelir diye sorarken, kesinlikle cilt bakımı başrol oynamalı. Sabahları ve akşamları uyguladığınız nemlendirici krem, cildinizin güçlenmesine yardımcı olabilir. İnanın bana, sadece birkaç hafta düzenli olarak nemlendirici kullanmak bile fark yaratabilir.
4. Doğal Maskelerle Cilt Dostu Olun
İzmir’de yazın o sıcak güneş, vücudunuzu terleterek rahatsız edebilir. Bu da cildinizin hassasiyetini artırabilir. İşte bu noktada devreye doğal maskeler giriyor. Yoğurt, bal ve limon gibi malzemelerle yapılan maskeler, cilt için harika bir doğal çözüm olabilir. Mesela geçen hafta, annem bana yoğurt maskesi önerdi. Anneler bazen çok komik olabiliyor; ama onun söyledikleri, gerçekten de faydalı olabiliyor.
Sonuç Olarak…
Cilt hassasiyetine ne iyi gelir sorusunun cevabı, sadece tek bir şey değil. Birden fazla faktör bir araya geliyor. Yediklerinize dikkat edin, su için, düzenli cilt bakımı yapın, ve her şeyin doğalını tercih edin. İzmirli bir genç olarak size bir tavsiye: Hayat çok kısa, ama cildiniz öyle değil. Cildinizin sağlığına dikkat etmek, sadece dış güzelliğinizi değil, içsel sağlığınızı da besler.
O yüzden bir dahaki sefere cildinize iyi bakarken, “Acaba cildim bu kadar güzelken ne yapmalıyım?” diye düşünmeyin. Cildinize, tıpkı bir dostunuz gibi, iyi bakın ve onun sizden biraz ilgi istemesine fırsat verin.